Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Parlamento’da yaptığı konuşmada erken seçim kararını duyurdu. Seçim hamlesi, özellikle dar gelirli vatandaşları sevindirecek bir sosyal yardım paketinin yasalaşmasının hemen ardından geldi.
Gıda çeki kabul edildi, seçim startı verildi
Seçim kararı, Parlamento’nun iki milyondan fazla Danimarkalıya 1.000 ile 5.000 kron arasında değişen, vergiden muaf bir “gıda çeki” verilmesini onaylamasının hemen ardından ilan edildi. Bu hamle, hükümetin seçim öncesi seçmene sunduğu güçlü bir mali destek olarak yorumlandı.
Sosyal Demokratların seçim vaatleri: Servet Vergisi ve eğitim reformu
Kürsüde partisinin seçim beyannamesine dair ipuçları da veren Frederiksen, sosyal adaleti vurgulayan iki kritik başlığa dikkat çekti:
Yeni Servet Vergisi: Ülkedeki eşitsizliği gidermek amacıyla yeni bir servet vergisi getirmeyi planladıklarını belirten Başbakan, “Bu vergi nüfusun sadece yüzde birinden azını etkileyecek ve bütçeye 6 milyar kronluk bir kaynak sağlayacak,” dedi.
Eğitimde sınıflarda öğrenci sayısı düşecek: Elde edilecek gelirin bir kısmının devlet okullarına aktarılacağını söyleyen Frederiksen, ilkokulun ilk kademelerinde sınıfları 14 öğrenciyle sınırlamayı vadetti.
Küçük Konutlara Vergi Muafiyeti: Sosyal Demokrat Parti ayrıca, değeri 1 milyon kronun altında olan konutlar için emlak vergisini kaldırmayı taahhüt ediyor.
Danimarka siyasetinde dengeleri değiştirecek olan bu seçimde, Frederiksen’in “sosyal refah” odaklı vaatlerinin seçmende nasıl bir karşılık bulacağı merak konusu.

Yeni hükümet için tüm ihtimaller masada
Başbakan Mette Frederiksen, parlamentoda yaptığı veda niteliğindeki konuşmasında mevcut SVM hükümetindeki ortakları Lars Løkke Rasmussen ve Troels Lund Poulsen’e iş birlikleri için teşekkür etti. Ancak Başbakan, 24 Mart’taki seçimlere mevcut koalisyonu sürdürme vaadiyle girmediğinin altını çizdi.
“Merkez siyaset” mesajı
Frederiksen, seçim sonrası kurulacak yeni hükümet yapısı konusunda tüm seçenekleri açık tuttuğunu belirtti. Siyasi yelpazenin merkezinde yeni bir oluşumun sinyalini veren Başbakan, kürsüden şu soruyu sordu ve yanıtladı:
“Seçimden sonra yine siyasi merkezin uzlaştığı bir hükümet kurulabilir mi? Evet, bu mümkün.”
Stratejik bir hamle mi?
Siyasi analistler, Frederiksen’in bu tutumunu “manevra alanını genişletme çabası” olarak yorumluyor. Mevcut koalisyonun devamına dair kesin bir söz vermekten kaçınan Başbakan, seçim sonuçlarına göre hem sağ hem de sol kanatla müzakere edebileceğinin sinyalini vererek elini güçlendirdi.
